Kriz ekonomide ulusçuluğu coşturdu, gıda şirketleri bile devletleşiyor...
Kriz ekonomide ulusçuluğu coşturdu, gıda şirketleri bile devletleşiyor.
Ekonomik kriz sonrası kapitalizm ile göbekten bağlı İngiltere `de yaşanan millileştirmeler, Venezüella `da gıda şirketine devlet tarafından el konulacağı haberleri ve devlet fonlarının yükselişi küreselleşmenin yeni bir dönemeçte olduğunun işareti.
80 kuşağının belleğine kazınan Berlin Duvarı `nın yıkılışı ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği `nin (SSCB ) dağılması komünizm ve sosyalizmin "resmen" çöküşü olarak nitelendirildiğinde dünya hem siyasi hem de ekonomik açıdan yepyeni bir kavramla karşı karşıyaydı: Serbest piyasa ve küreselleşme. Bu yeni düzende Latin Amerika yabancı yatırımcılara kapısını açarak, komünist manifestonun göbeği sayılan Çin ise dünyanın en büyük tüccarına dönüşerek yerini almıştı. Son 6 aydır ABD merkezli yaşanan ekonomik kriz ise hem küreselleşme hem de serbest piyasa için yepyeni bir dönemeç haline gelmek üzere. Son yıllarda enerji sektöründe yaşanan millileştirme hareketleri, Dünya Ticaret Örgütü `nün Doha Raundu `nda bir türlü anlaşmaya varılamaması, AB Anayasası `nda yaşanan fiyasko derken ortaya çıkan "ulusalcı" dalga, ABD `de patlak veren kriz sonrası"devlete ait servet fonları"nın agresif şirket avları, özel bankaların kamulaştırılması ve son olarak gıda şirketlerinin bile devlet kontrolüne alınması planları ile iyice yükselişe geçti.
Northern Rock İngiltere için mihenk taşı oldu
Ancak işin ilginç tarafı millileştirme dalgası sadece Latin Amerika , Çin ya da Rusya gibi sosyalizmle "göbekten bağlı" ülkelerde hız kazanmadı. Düne kadar serbest piyasanın ve küreselleşmenin nimetlerini yüceleştiren gelişmiş ekonomiler bile kriz kendi kapılarına gelince "ulusalcı" kesilmeye başladı. ABD `deki mortgage krizinin İngiltere `ye sıçradığının ilk göstergesi olan Northern Rock bankası iflas eşiğine gelince devletleştirildi. İngiliz özel bankacılığının kilometre taşlarından biri olan Northern Rock`ın kamu bankasına dönüşümü hükümetin kriz ortamında belki de dayanabileceği en büyük silahtı. "Devlete ait servet fonları piyasaların çok daraldığı bir aşamada sağladıkları likidite ile gelişmiş ülkelerin bankacılık kesimini bir anlamda kurtardı" diyen Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Profesörü Burak Saltoğlu `na göre batılı gelişmiş piyasaların bu fonlara ilişkin şüphesi önümüzdeki dönemde daha da artabilir. Referans `a konuşan Saltoğlu `na göre, bankacılık kesiminin tamamen başka ülke fonlarına bırakılması aşamasına gelmesine ne AB ne de ABD izin vermeyecek. Saltoğlu , son dönemde yaşananların ülkelerin kritik sektörlerini tamamen yabancılara bırakacak kadar liberal olamadıklarını gösterdiğini savunuyor.
Küreselleşmenin dizginleri millileştirmeyle yıpranıyor
Northern Rock`ın millileştirilmesi küreselleşmenin beşiği olarak kabul edilen bir ekonomide yaşanması ulusalcılığın ilk başlarda sadece Latin Amerika gibi "ABD karşıtı kamp"ta yükselen bir değer olmadığının da en büyük kanıtı oldu. Çin aşırı ısınan ekonomisini soğutmak amacıyla yabancı yatırımcılara ilişkin uygulamalarını sıkılaştırdı. Hindistan , Tayland ve Vietnam gibi ülkeler ise son dönemdeki gıda fiyatı artışları karşısında iç piyasayı korumak için ihracat yasağına başladı. Ortadoğu ve Asyalı devlet fonları ise Avrupa ve ABD `de Citigroup gibi dev şirketlerde aldıkları hisseler ile millileştirmeye yeni bir boyut getirdi. Rusya , geçtiğimiz yıllarda İngiliz petrol şirketi Shell `i hakkında açılan çevre davaları ile bezdirme politikasına gitti ve yarı hissesini zorla devlete ait OAO Gazprom `a devrettirdi. ConocoPhillips ile Exxon Mobile da işlerini devlete devretti ve Rusya `dan çıktı. The Wall Street Journal `da (WSJ ) yer alan bir makaleye göre ise son dönemde artan millileştirme hareketleri küreselleşmenin dizginlerini iyice yıpratmaya başladı. Küresel ekonominin hükümetlerin iş hayatındaki rolünü yeniden düzenlemesi ile yepyeni bir sürece girdiğini belirten WSJ `a göre ekonomik anlamda yeniden duvarların yükseldiği yeni bir dönem yolda: "Yeni Ulusalcılık ".
Chavez gıda şirketini devletleştirme peşinde
Son olarak Venezüella `nın gündemine aldığı özel bir gıda şirketinin millileştirilmesi kararı ise küreselleşme ve serbest piyasaya yepyeni bir açılım getirebilir. 5 yıllık küresel likidite bolluğunda yabancı yatırımcıların en güvenli limanı olan gelişmekte olan piyasalarda millileştirme dalgası yaşanıyor. Son bir kaç senedir Rusya ve Venezüella `nın enerji sektöründe görülen millileştirme dalgası ilk başlarda ABD emperyalizmine karşı bir oluşum şeklinde nitelendirilmişti. Geçen sene BP , Shell gibi yabancı enerji şirketlerini petrol sahalarından adeta "kovan" Venezüella , bu kez son bir aydır pirinçte yaşanan anormal fiyat artışları karşısında gündeme gelen ve Dünya Bankası `nın da "yüzyılın en büyük felaketi" olarak nitelendirdiği gıda fiyatlarındaki artışa karşı harekete geçti. Son olarak Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez , pazar günü yaptığı açıklamada ülkenin en büyük gıda üreticisi olan Alimentos Polar `a el koyabileceği sinyalini verdi. Haftalık televizyon programında "Polar şirketinin un fabrikasını kapatacağını duydum. Eğer kapatmaya kalkarlarsa bu şirkete el koyacağım" diye konuştu.
Chavez kısa bir süre önce de aynı şirketin devletleştirilebileceği yönünde açıklamalar yapmış, hükümet sene başında gıda taşıyan bir çok TIR`a kaçakçılık yaptıkları iddiası ile el koymuştu. Hatta geçen sene piyasada süt ve tavuk kıtlığı bile yaşanmıştı. Kimi uzmanlara göre Venezüella `da yaşanan bu durumun asıl sebebi fiyat kontrolleri. Fiyatlar hükümet tarafından kontrol edildiği için üretici de malını zarara satmaktan çekiniyor ve piyasaya az ürün sürüyor. Gıda şirketinin bile millileştirilmesi planı ise hem küreselleşmenin hem de serbest piyasanın yeniden tartışmaya açılmasına neden olacak.
Tarih : 30-04-2008
Kaynak : 2008-04-29 Referans
|